Cinsel İşlev (Sertleşme) Bozukluğu

İKTİDARSIZLIK NEDİR?
Tıp dilinde “cinsel işlev bozukluğu” dediğimiz şey halk arasında iktidarsızlık diye adlandırılıyor. Ancak iktidarsız kelimesi Türk toplumunda aşağılama olarak kullanıldığından “cinsel işlev bozukluğu” veya “sertleşme sorunu” demeyi tercih ediyoruz. Erkeklerde sertleşme bozukluğundan bahsedebilmek için bu durumun cinsel ilişkiyi engelleyecek kadar önemli ve tekrarlayıcı olması gereklidir. Üç ayı aşkın bir süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna sertleşme sorunu adı verilir. Yani hayatının belirli bir döneminde tek bir kez başarısız olan insanın hemen sertleşme sorunundan bahsedemeyiz.
Doğal Ereksiyon Nasıl Gerçekleşir?
Penis ereksiyonu birbirini izleyen karmaşık süreçlerin sonucunda ortaya çıkar. Seksüel arzu duygusu beynin dış uyaranlarla uyarılması ile başlar (erotik düşünceler, görsellik, koku, dokunma gibi). Ardından beyinden kalkan sinir uyarıları omurilik ile aşağıya iletilir ve omurilikten omurilikten çıkan sinirler aracılığı ile penise ulaşır. Sinir sistemi ile taşınan bu uyarılar penisin içindeki korpora kavernosa adı verilen iki adet kanla dolarak dikleşme özelliğine sahip süngerimsi silindir dokuya ulaşır. Sinir uçlarından salınan maddeler süngerimsi dokuyu gevşetip, penise gelen kan akımını artırırlar. Artmış kan akımı süngerimsi dokulardaki boşlukları doldurur ve penis büyümeye başlar. Ayrıca penise dokunulması, cinsel organların elle okşanması ve cinsel birleşme de penisteki sinirleri uyarır. Artan basınç süngerimsi dokudan çıkan kavisli toplardamarların sıkışmasına ve süngerimsi silindir dokuyu kapsül şeklinde saran yoğun bağ dokusundan ibaret tabakanın (tunika albugenia) iç duvarında sıkışıp kapanmalarına neden olur. Böylece kan penisin içinde hapsolur ve penis sert ve dik pozisyona ulaşır. Sinirsel uyarıların devam etmesi orgazm ve boşalma olana kadar penisin ereksiyon halinde kalmasını sağlar.
Penisin yapısı: Korpora Kavernosum; penisi oluşturan ve penis boyunca uzanan iki adet içi süngerimsi dokudan oluşan silindir şeklinde yapı, süngerimsi doku genişleyebilen düz kaslardan, bağ dokusundan, boşluklardan, atar ve toplardamarlardan oluşur. Kanla dolarak dikleşme özelliği gösterir. Korpus spongiosum: idrar kanalı olan üretrayı çevreleyen erektil doku kitlesi.
Erkeklerin % 60’ı yaşamları süresince kısa süreli veya kalıcı iktidarsızlık sorunuyla karşılaşır. Sertleşme sorunu erkeğin veya çiftin yaşamını olumsuz yönde etkiler ama sonuçları kişiden kişiye değişebilir. Bazıları bunu doğal bir süreç olarak kabul ederler. Partnerlerinden memnun değillerse veya ona önem vermiyorlarsa, hayatlarında başka heyecanlar varsa, ya da hiç heyecanları yoksa sertleşme sorunu onlar için çok da önemli olmayabilir. Daha genç yaşlarda veya hayatta daha aktif olan erkeklerde bu konu adeta odak noktası haline gelebilir. İşini dahası bütün hayatını aksatacak durumlara gelebilir. Depresyona hatta intihara kadar götürebilir.
İktidarsızlık, günümüzde tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. İleri yaşlardaki hastalarda bile, uygun tedaviyle olumlu sonuçlar alınabilmektedir. Yeter ki bu sorundan yakınan erkekler bir üroloji uzmanına başvursun ve ona dertlerini açabilsin.
Ereksiyon Bozukluğu İle İlgili Bazı Gerçekler:
Bu kişilerin genellikle karşı cinse olan seksüel arzularında azalma olmaz, orgazm veya boşalma sorunları bulunmaz.
Sertleşme bozukluğu kişinin kuvvetini, gücünü ya da doğurganlığını kaybetmesi anlamına gelmez.
Sorun erkekler arasında zannedilenden daha fazla görülmektedir.
Yaşlı erkeklerde yaşlanmanın getirdiği sorunlara (damar hastalıkları, şeker hastalığı, ilaç kullanımına bağlı olarak sertleşme sorunu daha sık görülmesine rağmen genç erkeklerde de görülebilmektedir. Bu nedenle ereksiyon bozukluğu yaşlanmanın getirdiği doğal bir süreç olarak algılanmamalıdır.
Eskiden inanıldığı gibi bu rahatsızlık sadece psikolojik problemlerden kaynaklanmaz. Psikolojik sebeplerin bir dereceye kadar rolü varsa da yapılan tetkikler ile hastaların büyük kısmında altta yatan organik bir bozukluk ortaya çıkarılmaktadır.
Sertleşme bozukluğu ruhsal bir stres kaynağı olup kendinizi kötü hissetmenize, kendinize olan güveninizi kaybetmenize ve depresyona girmenize neden olabilir.
Sorunun teşhisini koymak için yapılan tıbbi tetkikler rahatsız edici olmayıp, vücudunuza herhangi bir zararlı etkisi yoktur.
Hastaların büyük çoğunluğunda sertleşme bozukluğu başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir.
Erkeklerde karşılaşılan çeşitli seksüel bozukluklar mevcuttur:
*Azalmış cinsel arzu(libido)
*Boşalma (ejakülasyon) bozuklukları:
1-Erken boşalma,
2-Geç boşalma
*Sertleşme bozuklukları:tam ereksiyonu yani, tatminkar bir cinsel birleşmeyi sağlayacak sertliği oluşturma veya devam ettirmede yaşanan güçlük.
Bu durumların her biri aynı anda pek çok faktörün rol oynaması sonucu ortaya çıkabilir.İyi haber şu ki bu faktörlerin hepsi için birer çözüm yolu mevcuttur ve eşlerin ömür boyu tatminkar bir cinsel yaşamı sürdürmeleri mümkündür.
Yakın zamana kadar sertleşme bozukluğu yaşayan bir çok erkek durumu sessizce kabullenmek eğilimindeydi.Bu durum yaşlanmanın doğal bir sonucu veya kişisel yetersizlik olarak düşünülürdü. Genellikle başarılı bir tedavisi olmadığına inanılır ve doktora durumu açıklamaktan çekinilirdi.
Bir çok yeni gelişme bu durumu değiştirmiştir.Günümüzde erkek cinsel sağlığı hakkında daha çok şey bilinmesinin yanında erkekte sertleşme ve tatminkar bir cinsel yaşamı sağlayacak bir çok yeni tedaviler bulunmaktadır.Özellikle medyada bu gelişmelerin yer almış olması sertleşme bozukluğunun çözümü için hastaların ilk adımı atmasında rol oynamıştır.Bu ilk adım durumun cinsel eş ve doktorla konuşulmasıdır.
Sertleşme bozuklukları erkeklerde en sık görülen cinsel sağlık sorunlardan biridir. Bu soruna özellikle ileri yaşlarda bütün vücutta olduğu gibi penis ve çevresinde de damar yapısının değişmesiyle daha sıklıkla rastlanır.
BAZI YANLIŞ İNANIŞLAR
Uzun zamanlar boyunca sertleşme sorunları hakkında yanlış bilinen bir çok durum hastaların cinsel yaşamını olumsuz etkilemiştir.Bu inanışların bazıları şunlardır:
Yanlış inanış 1:Sertleşme bozukluğu yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçasıdır:
Gerçek: Sertleşme sorunlarının yaşlı kişilerde daha sık ortaya çıktığı doğrudur.Ancak problemin asıl sebebi yaş ilerlemesi değildir.Gerçekte birçok kişi yaşlılık yıllarında da tatminkar bir cinsel yaşam sürdürür.Sağlıklı kişilerde bile yaş arttıkça cinsel fonksiyon azalır.Bu durum kısmen yaşlanma sonucu erkeklik hormonu (testosteron)seviyesindeki azalma neticesinde ortaya çıkar.Yaşlanan kişilerde başka sistemik rahatsızlıkların bulunma olasılığı gençlere göre daha yüksektir ve bu sistemik hastalıkların bir kısmı sertleşmenin bozulmasına sebep olabilir.Bu hastalıkların başında şeker hastalığı ve kalp hastalıkları gelir.Tüm bu faktörler cinsel fonksiyonu azaltsa da hepten ortadan kaldıracağı anlamını taşımaz.
Yanlış inanış 2:sertleşme sorunu tümüyle psikolojik temele dayanır:
Gerçek: Bazen sorunun temelinde psikolojik sebepler tespit edilse de, bilimsel çalışmalar olguların % 75'inde fiziksel sebeplerin rol oynadığını göstermektedir.
Yanlış inanış 3: Sertleşme sorunu endişe edilecek önemli bir şey değildir:
Gerçek: Aksine ciddiye alınması gereken bir sorundur.Kendine güven,yaşam kalitesi ve eşle ilişkileri büyük ölçüde bozar.Ayrıca şeker hastalığı,kalp hastalığı ve yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklar başlangıç belirtisi sertleşme bozukluğu şeklinde kendini gösterebilir.
Yanlış inanış 4:Sertleşme bozukluğuna karşı yapılabilecek bir tedavi yoktur.Bununla birlikte yaşamayı öğren…:
Gerçek: Birçok durum başarılı bir şekilde tedavi edilebilir.Tüm olgular değerlendirilmelidir.
TÜRKİYE'DE 6 MİLYON KİŞİ İKTİDARSIZ
Bir erkek hangi faktörlerden etkilenir, neden ereksiyon olamaz? Yapılan uluslararası araştırmalarda, erektil disfonksiyon önemli bir sağlık sorunu olarak tarif ediliyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde 30 milyon kadar erektil disfonksiyon sorunu yaşayan insan var. Bu hastalığa eğilim yaşla artmaktadır. Yaşla ilgili istatistiklere bakıldığında, sertleşme sorunu 40 yaş civarında 39% iken, sorunu 60 yaşın üzerinde 67%'ye çıkıyor. Ama yaşlanmanın mutlak bir sonucu da değil. Sertleşme probleminin sosyal hayata etkileri çok önemli olabilir. Hastaların ve sağlık görevlilerinin cinsel konularda konuşmakta zorlanmalarından dolayı, erektil disfonksiyon teşhisi çok zor konabiliyor.
Bilim adamları 2005 yılında dünyada ne olacak diye baktıklarında, Massachusetts araştırmasına göre dünyada 411 milyon insanda sertleşme sorunu görülecek!
Erkeklerde sertleşme (ereksiyon) karışık bir sinir ve damar sistemi mekanizmalarının işlevi sonucunda olur. Peniste sertleşmeyle ilgili bu mekanizmayı başlatan genellikle görsel veya dokunmayla oluşan cinsel uyarılardır. Bu uyarılarla ilk olarak beyinde bazı merkezlerde uyarım oluşur bu da omurilik içinde ilerleyen sinir uyarılarına neden olur. Omurilik yoluyla ilerleyen sinirsel uyarılarla penis içindeki atardamarlarda genişleme başlar, bu genişleme ile penis içindeki süngersi yapılar kan ile dolar. Penisin hacminin böyle artması toplardamarları sıkıştırarak penis içindeki kanı boşaltma hızlarını azaltır. Bu durum devam ettiği sürece yani cinsel uyarılar ve penise giden kan akışında artış olduğu sürece sertleşme devam eder. Cinsel uyarılar yeteri kadar devam ederse başka bir sinir uyarımı etkili olarak belli bir süre sonunda boşalma (ejakülasyon) oluşur. Erkeklerde sertleşme ve boşalma ilk bakışta basit gibi görünebilir fakat oldukça karmaşık bir işlevdir. Bu nedenle bu konuda sorunlar da sık görülür. Vücuttaki damarları ve merkezi sinir sistemini etkileyen birçok hastalık peniste sertleşme bozukluğu yaratabilir.
İKTİDARSIZLIK NEDEN KAYNAKLANIYOR?
Sertleşme için sağlam bir sinir sistemi, sağlam bir damar sistemi ve bazı maddelerin salgılanması için normal bir endokrin (hormonal) yapı ve sağlam bir psikolojik yapı da gerekiyor. Yani hem organik hem de psikolojik açıdan sağlıklı olmak ereksiyonun şartı kabul ediliyor. Sertleşme, damar sistemi, sinir sistemi ve psikolojik duruma bağlı olduğuna göre, bunları etkileyen her şey sertleşememe sorununa sebep oluyor.
Sertleşme bozukluğu birçok sebeple ortaya çıkabileceğinden altta yatan sebebin belirlenmesi ve tedaviye karar verilebilmesi için dikkatli bir tanısal çalışma yürütülmesi önem taşır.
1990’lara kadar iktidarsızlık sorunlarının yüzde 90’ının psikolojik kökenli olduğu kabul ediliyordu ve yapılan araştırmalarda da bu ortaya çıkıyordu. Ancak 2000’li yıllara yaklaştıkça sertleşme sorununun esas nedeninin organik olduğu belirlendi. Yüzde 100 organik ya da psikolojik değil ama organik nedenlerle birlikte psikolojik nedenler de etkili oluyor. Dolayısıyla böyle bir konuyu ele alırken üç aşama incelenir.
1- Organik sebepler
2- Psikolojik sebepler
3- İkisinin de birlikte olduğu nedenler
Yaşa bağlı damar bozuklukları yanında bazı ilaçların kullanımı sırasında, bazı hormonal ve sinir sistemi hastalıklarında ve ruhsal bozukluklarında da erkeklerde sertleşme sorunları yaşanabilir. Depresyon ve ruhsal gerilim (anksiyete) sık olarak sertleşme sorunu yaratır. Bununla birlikte depresyon tedavisi ilaçları ile bazı kalp ve yüksek tansiyon ilaçlarını uzun süreli kullanmak yine aynı sorunu yaratabilir. Şeker hastalığı, böbrek yetmezliği, kanda yağ yüksekliği ve akciğer hastalıklarında peniste sertleşme sorunları yaşanabilir. Bu saydığımız hastalıkların yeterli bir biçimde tedavisinin yapılması peniste sertleşme sorunlarını çözmekte etkili olabilir. Viagra ve benzeri ilaçlar yaşa bağlı sertleşme bozuklukları yanında yukarıda saydığımız gibi bir hastalığa sonrası olan sertleşme bozukluklarında da çoğunlukla etkilidirler.
Sigara, alkol ve narkotik madde alışkanlıkları bir süre sonra penis sertleşmesi bozukluklarına neden olacaktır. Bu nedenle vücuttaki damarlar ve sinir sistemi üzerinde zararlı etkileri olan bu alışkanlıklardan uzak durmanız gerektiğini sanıyorum söylemeye gerek yok. Sertleşme bozukluklarının görülme sıklığını düzenli bir özel ve iş yaşamı sürdürmeye çalışarak azaltabilirsiniz. Bunun yanında düzenli olarak spor yapmak vücuttaki damarların yapısının çabuk bir biçimde bozulmasını engeller ve sorunun görülmesini geciktirerek bu konuda olumlu etki sağlar.
HANGİ TIBBİ KOŞULLAR EREKTİL DİSFONKSİYONA ZEMİN HAZIRLAR?
Sertleşme sorunu, yaşın ilerlemesinin yanı sıra koroner arter hastalığı, yüksek kolesterol düzeyi, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibi bir dizi hastalığa bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Şeker hastalığı durumunda, arterlerde ve penise kan taşıyan daha küçük kan damarlarında meydana gelen değişmeler ve ereksiyon işlevinde yer alan sinirlerin hasar görmesi erkeklerin %50 ila 70’ini ereksiyon bozukluğuna yatkın hale getirmektedir.
Tedavi edilmeyen şeker hastalarında üroloji ile ilgili şu belirtiler görülebilir :
Gündüz sık idrara çıkma ve gece çok idrara kalkma. (Kandaki fazla şekerin böbreklerden idrar yoluyla atılması için, vücuttan atılan su miktarı yani idrar çoğalır).
Ağız kuruluğu ve çok su içme isteği. (İdrarla çok su atıldığı için vücuttaki sıvı oranı azalır).
Kadınlarda vajinal kaşıntı ve mantar. (Kan şekerinin yüksek olması hem vücudun direncini azaltır hem de mayaların çoğalmasını sağlayacak uygun ortam hazırlar).
Genital bölge ve bacaklarda uyuşma ve karıncalanma. (Şeker hastalığının sinirler üzerindeki hasarına bağlı olabilir).
Mesane ve işeme fonksiyonunun bozulması. (İdrar zorluğu veya idrar kaçırma gibi).
Halsizlik, güçsüzlük ve zayıflama.
İktidarsızlık (impotans).
Sertleşme sorunu olan vakaların çoğunluğunun (%75) psikolojik değil fiziksel kökenli olduğu artık bilinmektedir. Psikolojik kaynaklı ereksiyon bozukluğu, başarı kaygısı ve iç çatışmaların olumsuz görünümlerine bağlı iken fiziksel nedenler arasında anatomik, sinirsel kaynaklı, endokrinolojik, ilaç bağlantılı ve damar sistemi kaynaklı komplikasyonlar yer almaktadır.
Organik sebepler: Penisin kan dolaşımında görülen bozukluk, sinir iletimindeki aksaklık, kan hormon düzeyinde meydana gelen değişiklik, metabolik bozukluk sayılabilecek başlıca organik ereksiyon bozukluğu nedenleridir.
Psikolojik sebepler: Çağımızın hastalığı stres, evlilik sorunları, depresyon, cinsel başarısızlık korkusu, cinsel bilgisizlik, başlıca psikojenik ereksiyon bozukluğu nedenleridir.
Cinsel bilgi eksikliği, cinsel tabular, toplum baskısı gibi insanın elinde olmayan nedenler belirgin rol oynamaktadır. Türkiye'deki cinsel eğitimin çok yetersiz olması sorunlara yol açmaktadır. Kadınlardan kaynaklanan sorunlar da ülkemizde önemli bir yer tutmaktadır. Eşler arasındaki uyumsuzluk, bu konuda sorun oluşturabilir.
Psikolojik iktidarsızlığın başlıca kişisel nedenleri; heyecan, korku, utanma, moral bozukluğu, kızgınlık ve telaş gibi duygusal nedenlerdir. Eşinden (veya her zamanki partnerinden) başka bir partnerle cinsel ilişki sırasında suçluluk duygusu gelişmesi de sık görülür. Günümüzde özellikle genç erkeklerde yaşam zorluklarının yarattığı olumsuz durumlar da görülmektedir.
İlk denemelerde, “Performans Anksiyetesi” denilen ve "başarabilecek miyim?" korkusundan kaynaklanan tedirginlik olabilir.
Bir erkekte bir kez sertleşme problemi görüldüğünde, bunu hep yaşamak korkusu ile stres daha da artar ve psikolojik nedenli impotansa görülebilir. Bu durumda da, performans anksiyetesi söz konusu olabilir.
Ya da erkek, çok saygı veya hayranlık duyduğu, veya hep ulaşmak istediği bir kadınla cinsel ilişki kuramayabilir. Buna “Madonna Sendromu” yani kutsal kadın sendromu denir.
Stresin iktidarsızlığa etkisi iki şekilde olabilir. Kronik stres durumunda hastaların, işle, eşle, hayatla ilgili problemleri yani depresyon hali ya da derin moral bozukluğu vardır. Anlık stres ise telaş, utanma, kızgınlık gibi faktörlerden kaynaklanır. Ayrıca, cinsellik uygun bir ortamda veya zamanda yaşanmazsa kadın veya erkekte sorunlar görülebilir.
Psikolojik veya organik nedenlerle olan erken boşalma sorunu da iktidarsızlığın nedenlerinden sayılabilir.
Cinsel istek düşüklüğü (libido kaybı), hormon bozukluklarından veya kullanılan bazı ilaçlardan özellikle sakinleştirici ilaçlardan kaynaklanabildiği gibi, psikolojik sorunlardan da kaynaklanabilir.
İkisinin de birlikte olduğu nedenler.
RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?
Sertleşme bozukluğuna yol açan en sık rastlanan sebepler şu şekilde sıralanabilir:
*Şeker hastalığı
*Sigara
*Yüksek tansiyon
*Stres ,depresyon,sıkıntı
*Yüksek kolestrol
*Alkol bağımlılığı
*Damar sertliği,kalp ve damar hastalıkları
*Uyuşturucu madde bağımlılığı
*Cinsel organlarla ilgili yaralanma ve ameliyatlar.
*Şişmanlık
*Kronik böbrek yetmezliği
*Açık Prostat cerrahisi ve prostata ışın tedavisi uygulanması
ÖZET OLARAK, SERTLEŞME SORUNUNUN FİZİKSEL NEDENLERİ ARASINDA EN SIK RASTLANANLAR HANGİLERİDİR?
Hormon dengesizliği (örneğin testosteron düzeyinin düşük olması) ereksiyon bozukluğuna yol açabilir, ama bu, vakaların sadece küçük bir kısmı için (%3) geçerlidir.
Sigara : Fazla miktarda tütün kullanılması birçok hastalığa neden olduğu gibi, iktidarsızlık da yapar. Çünkü sigara ayak parmağından beyine, akciğere, kalbe, penise kadar bütün damarlara hasar verebilen sistemik bir etki yapar.
Alkol : Aşırı miktarda alkol alınması, erektil disfonksiyon nedenidir. Genellikle, az miktarda alkol cinsel isteği uyandırabilir. Ancak alkolün dozu arttıkça sertleşmeyi baskılayıcı bir rol belirgin hale gelmeye başlar.
İlaçlar : Hali hazırdaki tedavilerden 200 tanesi bazı vakalarda ereksiyon bozukluğuna neden olabilmektedir. Bunların başında yüksek tansiyon ilaçları, antipsikotikler, antidepresanlar, H2 blokerler ve arterleri daraltan belli başlı sakinleştiriciler yer alır.
Kaza, yaralanma ve ameliyatlar veya komplikasyonları. Bunların sinir iletisini ve damarsal bütünlüğü bozanları en önemli yeri alır.
Bazen peniste yerel problemler de organik kökenli olabilir. Peyronie hastalığı dediğimiz peniste plakların oluşması veya penisin içindeki silindir yapılarındaki kan haznelerinin problemleri.
Ayrıca, penis özellikle ereksiyon halindeyken travmaya maruz kalırsa da ciddi problemler olabilir. Penis kırılabilir ve ameliyatla tamir edilmesi gerekir.
İleri derecede bel fıtığı, omurilik yaralanmaları ve vücut travmalarına maruz kalanlar.
Radyasyona maruz kalarak testisleri zarar görmüş kişiler.
Yaş : İktidarsızlığın yaşlanmayla dolaylı bir ilgisi vardır. Vücutta her organda zaman geçtikçe bir miktar fonksiyon kaybı görülmesi doğaldır. Bundan dolayı yaşla ve zamanla ilgili bir ilişki vardır. 20 yaşındaki erkekle 25 yaşında erkeğin bile cinsel ilişkide, teorik olarak da olsa, performans farkı olur. Cinsel performans yaş ilerledikçe genelde giderek azalır. Tabii, her yaşı ilerleyen erkekte iktidarsızlık görülür veya hiçbir genç erkekte iktidarsızlık olmaz denemez.
Eskiden bu sorunun çözümü için uzun süreli araştırmalar ve ciddi cerrahi tedavilere gereksinim duyulurdu. Örneğin cerrahi yöntemlerle penisin içine gerektiği zaman şişirilebilen protezler veya bazen penise yan etkileri olabilen ilaç enjeksiyonları yapılarak sorun çözülmeye çalışılırdı. Bunlar oldukça zor ve bazen yeterli sonuç vermeyen yöntemlerdi. 1998 yılında Viagra ve benzerlerinin piyasaya çıkmasıyla bu konuda yüz güldürücü sonuçlar alınmaya başlandı. Özellikle yaşa bağlı olarak ortaya çıkan sertleşme sorunlarında Viagra ve benzerleri çok etkili olmaktadır. Bu ilaçların ortaya çıkmasıyla birçok ailede cinsel bir devrim de yaşanmış oldu. Bu ilaçlar sayesinde ileri yaştaki çoğu erkek cinsellikle tekrar tanışmış oldu.
DOKTORUNUZA DURUMUNUZU ANLATIN
Cinsellik bir çok kişi için hassas bir konudur ve hastalar bu konuda bilgi vermeye ve ayrıntıya girmeye pek gönüllü değildir. Doğru bir iletişim için aşağıda bazı öneriler sıralanmıştır:
Doktordan randevu alırken sekretere ne için randevu istediğinizi anlatmak sıkıntı veriyorsa sadece erkek sağlığı ile ilgili demeniz yeterlidir.
Doktorunuza konuyu anlatırken açık ve net konuşun ve ne demek istediğinizin tam anlaşıldığından emin olun.
Eğer doktorunuz konuyla ilgisiz görünüyorsa bir üroloji uzmanı ile görüşmek istediğinizi söyleyerek sevk isteyebilirsiniz.
Empotans tanısında en önemli şeylerden biri doktorunuza tıbbi ve seksüel hikayenizi ayrıntılı biçimde anlatmanızdır. Doktorunuz şunları bilmek isteyecektir:
• Ereksiyon ile ilgili probleminiz ne zaman başladı?
• Ereksiyon probleminiz bazen mi oluyor yoksa sürekli mi? Hangi şartlarda problem kötüleşiyor.
• Hayatınızda ereksiyon bozukluğuna sebep olabilecek faktörler var mı? İş hayatınızda veya eşinizle ilişkilerinizde gerilimleriniz var mı?
• Ereksiyon bozukluğunu sadece eşinizle mi yaşıyorsunuz?
• Masturbasyon yaptığınızda ereksiyon yeterli oluyor mu?
• Ereksiyon esnasında ağrınız oluyor mu?
• Eşinizden tedavi olmanız gerektiğine dair bir uyarı aldınız mı?
• Ayrıca doktorunuz geçmişte geçirdiğiniz ameliyatları, ilaç, alkol, sigara veya uyuşturucu kullanıp kullanmadığınızı, yakın zamanda kilo kaybı veya alımı olup olmadığını, geçirdiğiniz ruhsal sıkıntıları bilmek isteyecektir.
BAYANLAR İÇİN ÖNERİLER
Erkekte sertleşme bozukluğu varsa eşi de bu durumdan etkilenmektedir.
Sertleşme sorunu tek tarafın değil çiftin sorunu olarak görülmelidir.Problem en iyi birlikte çözülebilir.Eşinizde sertleşme sorunu varsa ona yardım etmenin bazı yolları vardır:
Onunla konuşun :İyi iletişim önemli bir dayanaktır. Eşinize yalnız olmadığını hissettirin.Durumun sık rastlandığını ve tedavisinin mümkün olduğunu hatırlatın.
Hastalık ve tedavisi hakkında mümkün olduğunca çok şey öğrenin. Bir çok tedavi şekli içinde sizin için en iyi olan tedavi, sizin yaşam biçiminize en iyi uyan tedavi seçeneğidir.
Doktora birlikte gitmeyi önerin
Birlikte çaba gösterin
Sertleşme sorunu olan erkek ne yapmalı?
Her erkek, cinsel yaşamı boyunca sertleşme güçlüğü yaşar. Geçici güçlükler için kaygılanmayın. Herkesin zaman zaman başı ağrır. Ama hiç kimse, ilk başı ağrıdığında beyin tümörü olduğunu düşünüp kaygılanmaz. Sertleşme olmayabilir diye, cinsel ilişki kurmaktan kaçınmayın. Sevişme sırasında penisin sertleşmesini düşünmeyin, kendi cinsel yanıtlarınızı gözlemlemeyin, cinsel hazzı yaşayın. Unutmayın ki, sertleşme sizin istediğiniz anda olmayacaktır. Ancak rahat olursanız, kendiliğinden sertleşme oluşacaktır.
Cinsel etkinliklerinizde, sürekli olarak sertleşme güçlüğünüz varsa, bir uzmana başvurmalısınız. Sertleşme bozukluğu, tüm cinsel etkinliklerinizde aynı ise, organik bir nedenden kaynaklanabilir. Yani sabahları hiç sertleşme ile uyanmıyorsanız, masturbasyon yaptığınızda sertleşme olmuyor, hiçbir cinsel eşle giriştiğiniz hiçbir cinsel etkinlikte sertleşme olmuyorsa, bir üroloji uzmanına başvurmanız gerekir. Organik kaynaklı sertleşme bozuklukları, her durumda aynı şekilde ortaya çıkar. Herhangi bir durumda tam sertleşme oluyorsa, büyük olasılıkla bedensel bir bozukluk söz konusu değildir. Nasıl göz bozukluğunuz varken arada bir gözlüksüz de normal göremezseniz, sertleşme refleksinizi bozan bedensel bir neden varken de, bazen tam sertleşme olamaz.
Sabahları sertleşmiş olarak uyanıyorsanız, masturbasyonda sertleşme oluyor, hele bazı cinsel eşlerle ya da bazı cinsel etkinlikler sırasında da sertleşme oluyorsa, yaşadığınız sertleşme güçlüğünün nedeni büyük olasılıkla psikolojiktir. Psikolojik kaynaklı sertleşme bozuklukları, cinsel eşe ve etkinlik tipine göre de değişiklikler gösterebilir. Masturbasyon sırasında genellikle sertleşme olur. Ama uzun süre devam eden sertleşme bozukluklarında, masturbasyonda da sertleşme güçlüğü başlayabilir.
Sürekli cinsel sorun yaşamak, cinsel ilgi ve isteği de olumsuz etkileyebilir. Erkeğin sertleşme olmayacağı beklentisi belirgindir, kendisini yeterince uyarmayabilir. Cinsel etkinlik sıklığı azalmıştır, sertleşme oluşmasına vakit kalmadan boşalma oluşabilir. Cinsel eşlerle girişilen etkinliklerin hepsinde sertleşme sorunu ortaya çıkmayabilir. Cinsel birleşmenin olamayacağı ya da beklenmediği durumlarda tam sertleşme olurken, cinsel birleşme olasılığı ya da beklentisi ortaya çıktığında sertleşme oluşmaz ya da var olan sertlik kaybolur. Örneğin, kaçamak ve giyinik sevişmelerde, sertleşme tamdır; ama zaman açısından kısıtlama olmayan, rahat bir ortamdaki sevişmede sertleşme olmaz ya da kısa sürede kaybolur.
Cinsel etkinlikler içinde, yalnızca cinsel birleşme için penisin sertleşmesi gereklidir. Kadının da erkeğin de cinsel haz aldığı diğer birçok etkinlik sırasında, penisin sert olup olmaması önem taşımaz. Penisin sertleşmesi ne kadar gerekliyse, erkeğin sertleşme ile ilgili kaygıları da o kadar artar. Bu kısır döngü sonucunda, cinsel istek ve yeterli uyarılma olduğu halde, penis sertleşmez. Bazen sevişme sırasında, elle veya oral uyarılma sırasında sertleşme olur, vajinaya giriş denendiğinde kaybolur. Bazen bazı cinsel eşlerle girişilen etkinliklerde hiçbir sorun yokken, bazılarıyla her zaman veya bazen sorun vardır. Bazı erkekler, yeni bir cinsel eşle ilk ilişkilerinde mutlaka sertleşme sorunu yaşarlar. Bazı evli erkekler, eşleriyle hiçbir sorun yaşamazken, daha çekici buldukları geçici cinsel eş ile sertleşme sorunu yaşarlar. Büyük olasılıkla, bu durumlarda, erkeğin sertleşme olup olmayacağı kaygısı daha fazladır.
Cinsel eşin sertleşme güçlüğüne karşı tutumu da sorunun süreklileşmesine neden olabilir. Sevişmede, sertleşme olmayınca, erkeğin kendisini istemediği için uyarılmadığını düşünen ya da bu sorunu çok fazla önemseyen bir cinsel eş, geçici bir güçlüğün kalıcı bir bozukluğa dönüşmesine katkıda bulunabilir. Tersine, sertleşme olup olmamasını gerçekten önemsemeyen, sevişmede cinsel yanıtlarla değil, cinsel haz ile ilgilenen bir cinsel eş de güçlüklerin aşılmasını kolaylaştırır.
Tüm cinsel sorunlarda olduğu gibi sertleşme bozukluğu durumunda da cinsel eşinizle konuşmalısınız. Sevişme sıklığınızı azaltmayın, kaçınma davranışı kaygıyı azaltabilir ama sorunun çözümüne katkıda bulunmaz. Sevişme sürenizi uzatabilirsiniz, cinsel etkinliklerinizi çeşitlendirebilirsiniz. Gündeminizde cinselliğin yeri artmalı, ama cinsel sorununuzun ya da penisinizin değil. Cinsel birleşme olmaksızın sevişmeyi, sertleşme olmaksızın haz almayı deneyebilirsiniz.
Ereksiyon Bozukluğundan Korunmak İçin Öneriler:
Sigara içmeyi bırakın, şeker hastalığınız varsa kontrollerinizi aksatmayın, kan kolesterol seviyeleriniz yüksekse düşürmeye çalışın, daha az alkol kullanın, kilo sorununuz varsa kilo vermeye çalışın ve eksersiz yapın, stres ve gerginliklerden uzak durmaya çalışın.
Ereksiyon Bozukluğunun Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Tedavi rahatsızlığın psikolojik ya da organik kökenine göre farklılık gösterir. Örneğin, sağlıklı, fizik muayenesi ve laboratuar testlerinde herhangi bir bozukluğu bulunmayan, gece ereksiyonları olan genç bir erkekte problemin nedeni büyük olasılıkla psikolojiktir. Eğer ereksiyon fonksiyonunuzu bozucu yan etkisi olan bir ilaç alıyorsanız (örneğin bazı hipertansiyon ilaçları) ilaç değiştirilebilir ya da kesilebilir.
İlaç tedavisi:
Tedavi amacıyla ağızdan alınan ilaçların yanı sıra direkt olarak penisin içine enjekte edilen ya da penisin uçundan üretranın içine enjekte edilen farklı ilaçlar bulunmaktadır.
Günümüzde cinsel ilişkiden 1 saat önce ağızdan alınan ilaçlar hastalara en sık önerilen ilk basmak tedavi haline gelmiştir. Bu ilaçlar seksüel uyarı sırasında penisteki düz kasların gevşemesine yardımcı olur ve penise gelen kan akımını artırırlar. Kalp rahatsızlığı nedeniyle içinde nitrat bulunan ilaçları (örneğin nitrogliserin) kullananların bu tür ilaçları kullanması sakıncalıdır, çünkü iki ilaç birlikte kullanıldığında hayatı tehdit eden ani kan basıncı düşmeleri ortaya çıkabilir. Mutlaka hekim kontrolünden geçtikten sonra başlanması gereken tedavilerdir.
Tedavide kullanılan bir diğer grup ilaç penisin içine çok ince bir iğne ile enjekte edilen ajanlardır. Kendi kendinize uygulayabileceğiniz intrakavernosal tedavi için kullanılan ajanlar (papaverin, prostoglandin E1/alprostadil, phentolamin) tek olarak ya da karışım şeklinde uygulanabilir. Penis içindeki kan damarlarını ve süngerimsi dokulardaki düz kasları gevşeterek etki gösteren bu ajanlar penisin seksüel uyarı olmaksızın kendi kendine 5-10 dakika içinde ereksiyona geçmesini sağlarlar. Doktorunuz bu ajanlara penisinizin yanıtını ölçmek amacıyla ofisinde tanısal test olarak bu uygulamayı yapabilir. Daha sonra doktorunuz uygulamanın nasıl yapılacağını size ofiste gösterecektir, ardından kendiniz uygulamayı evde seksüel aktiviteden önce yapabilirsiniz.
Vakum aygıtı:
Mekanik vakum aygıtı ile vakum uygulayarak penise gelen kan akımı artırılır. Aygıt üç parçadan oluşmuştur; içine penisin yerleştirildiği plastik bir silindir, silindirin içindeki havayı emen bir pompa ve elastik bir bant. Bant silindir alındıktan sonra penis kökünde kalır ve penis kökünü sıkarak seksüel ilişki boyunca kanın geriye kaçmasına engel olur. Aygıtın nasıl kullanılacağı bu konuda tecrübeli kişilerce size anlatılır ve kullanımı kolaydır. Aygıtın tatbiki sırasında ön sevişmenin kesintiye uğraması bazı hastaların ve eşlerinin hoşnut kalmamasına neden olabilir. Bazı hastalar peniste uyuşma ve soğukluk ya da boşalma sırasında ağrıdan yakınabilir.
Cerrahi tedaviler:
Arteriyel (atar damar) cerrahi: Eğer penise kan getiren atar damarlarınızdaki tıkanıklığa bağlı erektil yetmezliğiniz varsa bu damarlara baypas operasyonu yapılabilir. Bu cerrahi tedavi için en iyi hasta adayları penise gelen atardamarlarında doğuştan akım yetersizliği olan gençler ve kasık yaralanması olan ya da kaza nedeniyle leğen kemiği kırığı olan genç hastalardır.
Venöz (toplardamar) cerrahi: Amaç ereksiyon sırasında kavernöz dokudan kan kaçağına engel olmak ve böylece penisin sertliğini arttırmaya çalışmaktır. Az sayıda hastada uygun tedavi seçeneğidir.
Penil Protez Yerleştirilmesi (Mutluluk Çubuğu): Bu operasyonda penisinizin içine penil protez adı verilen bir aygıt yerleştirir. Bu aygıtlar idrar yapma, boşalma ve orgazm olma yetilerinizi etkilemez. Penis cildinin duyusunda azalma olmaz.
Hasta memnuniyeti yüksektir. Protezler doğal ereksiyonun aynısını sağlamazlar ancak seksüel ilişki için yeter derecede sertlik sağlanmaktadır. Teknolojik olarak protezler gün geçtikçe daha fazla geliştirilmelerine rağmen mekanik aygıtlar oldukları için bozulabilirler. Bu tür arızalar şişirilebilir protezlerde biraz daha sık görülür. Arıza söz konusu olduğunda yeni bir operasyonla düzeltmek gerekmektedir. Operasyon için 1-2 gün hastanede kalırsınız. Yaklaşık 6 hafta sonra seksüel aktiviteye başlayabilirsiniz.
İki tip penil protez vardır:
Daha basit olan ve bükülebilen yarı-sert maddeden oluşan tip, seksüel aktivite öncesinde elle dik pozisyona getirilir.
Kendi pompa mekanizmasıyla içine sıvı verilerek şişirilebilen ve genişleyip uzayan tip. Sıvı taşınmasını sağlayan tüpler, pompa ve rezervuar (sıvının saklandığı depo) operasyonla vücuda yerleştirilir. Skrotum cildinin altına yerleştirilen küçük pompa dışarıdan elle sıkılarak silindirlere su pompalanır ve silindirler şişirilir. Böylece penis uzar ve genişler. Seksüel aktivite bittikten sonra aynı pompa ile sıvı rezervuara geri pompalanır. Bu sayede seksüel aktiviteden sonra penisin daha doğal görünmesi sağlanmış olur.
SÖZLÜK
Arter:Temiz kan taşıyan besleyici damar
Ateroskleroz:Arter çeperinin yağ birikimi nedeniyle kalınlaşarak sertleşme durumu
Böbrek yetmezliği:Böbreğin kanı atık metabolirden temizleme fonksiyonunun kaybı
Diabetes mellitus:Şeker hastalığı.Kan şekerinin kullanılamayarak kanda birikmesi sonucunu doğuran bir hastalıktır.Tip 1 formunda pankreas şeker metabolizmasını düzenleyen insülin hormonunu üretemez. Tip 2 formunda ise insüline karşı yanıtsızlık söz konusudur.
Ejakülasyon:Meni(semen) salgısının orgazm esnasında penisten atılması
Ereksiyon:Penisin genişleyerek uzaması ve sertleşmesi.
Erektil disfonksiyon:Cinsel ilişkiye yetecek penis sertliğinin oluşmaması.
Glukoz:Karbonhidrat yağ ve proteinlerin organizmada parçalanması ile ortaya çıkan basit şekere verilen ad.
Hipertansiyon:Kan basıncının devamlı yüksekliği ile kendini gösteren hastalık
İmpotans:Sertleşme bozukluğunu ifade eden deyim.
Kolestrol:Vücudun çeşitli fonksiyonları için önem taşıyan yağ benzeri Madde.Kanda yüksek seviyelerde bulunursa damar duvarında birikerek tıkanmaya sebep olur.
Korpus kavernozum:Penis içinde yer alan silindir şeklinde bir çift yapı.Kanla dolarak peniste sertleşm ve büyümeyi sağlar.
Korpus spongiozum:Penis orta bölümünde yer alarak uretrayı çevreleyen ve kanla dolarak özellikle penis başı sertliğini sağlayan yapı.
Libido:Cinsel istek
Lipit:Yağların karbonhidrat ve proteinlerle birleşerek oluşturduğu hücrelerin temel yapı taşları arasında yer alan madde.
Orgazm:Cinsel organların bulunduğu bölgede yoğun adele kasılmaları ve gevşemeleri ile kendini gösteren zevk hali
Parkinson hastalığı:Yürüme,konuşma yazma gibi fonksiyonları etkileyen ilerleyici sinir sistemi hastalığı
Penis:Erkeklik organı
Prematür ejakülasyon:Eşin orgazmı tamamlanmadan erkeğin boşalması
Prostat:Uretrayı çevreleyen kestane şeklinde ve büyüklüğünde ,penis kökü ile idrar kesesi tabanı arasında yer alan organ.Görevi meni(semen )salgısını üretmektir.
Rektum:Anüse açılan kalın bağırsağın son bölümü
Testis:Erbezi,erkekte yumurtalık
Testosteron:Çeşitli vücut fonksiyonlarında rol oynayan ve cinsel arzuyu sağlayan erkeklik hormonu.
Tiroid bezi:Boynun ön tarafında yer alan metabolizma ve gelişmeyi idare eden hormonu salgılayan bez