Üriner Taş Hastalığı

BÖBREK ve İDRAR YOLLARI TAŞLARI
4Böbrek taşları en sık görülen ve ağrıya neden olan böbrek rahatsızlıklarından biridir. Erkeklerin 10%’unda ve bayanların 3%’ünde hayatlarının bir döneminde böbrek taşı oluşur ve bunların çoğunda, başka taş gelişimi ihtimali yüksek olduğu için, hastalık kronik bir hal alır.
Böbrek taşları, çeşitli minerallerin ve başka maddelerin böbrekte toplanıp, katı parçacıklar halinde çökmesi sonucu oluşur. Normal koşullarda idrarda bulunan çeşitli kimyasallar bu çökmeyi engeller. Fakat bazı durumlarda bu koruyucu mekanizma etkisini yitirir. Eğer oluşan parçacıklar küçükse herhangi bir yakınmaya neden olmadan idrarla atılırlar. Daha büyük taşlar ise böbrekte veya idrar yolunda bir yerde takılıp tıkanmaya yol açabilirler.

BÖBREK TAŞI NASIL BİR ŞEYDİR?
5Böbrek taşları değişik boyut, şekil ve renkte olabilir. Deniz kumu zerresinden golf topu büyüklüğüne kadar taşa rastlanabilir. Çoğunluğu düz, pürüzsüz ve oval şekillidir. Bazıları pürüzlüdür ve geyik boynuzu gibi dallanma gösterir. Taşın rengi kimyasal birleşimine bağlıdır. Çoğu sarı-kahverengi, bazıları bronz rengi ve siyahtır.
Tedavi ve korunmada başarı için taşa ait özellikleri ortaya koymak önemlidir ve bu amaçla doktorunuz mümkün olduğunca çok şey bilmek isteyecektir.
Beş çeşit böbrek taşı türü bulunmaktadır:
• Kalsiyum oksalat taşları
• Kalsiyum fosfat taşları: Bu iki tür taşlar en sık görülen taşlardır ve tüm görülenlerin 80 %’ini teşkil ederler. Herhangi bir nedenle kalsiyum ve diğer minerallerin idrardaki konsantrasyonu arttığında önce kristal oluşumu meydana gelir, bunu küçük taşların ve sonrada büyük taşların oluşumu izler.
• Strüvit taşları: Amonyum, magnezyum ve fosfat tuzlarından oluşmuştur. Genellikle kadınlarda görülürler ve idrar yolu enfeksiyonu sonucu oluşan taşlardır.
• Ürik asit taşları: Protein metabolizmasının bir ürünü olan ürik asidin vücutta biriktiği bir hastalık olan “gut” hastalığı bulunanlarda görülen taşlardır.
• Sistin taşları: Proteinlerde bulunan bir amino asit olan sistinin, nadir görülen genetik bir hastalık neticesinde aşırı miktarlarda böbrekte birikmesi sonucu oluşan taşlardır.

TAŞ OLUŞUMUNUN SEBEBİ NEDİR? 
6Böbrek taşları idrardaki ufak kristallerin birbirine yapışıp büyümesi ile oluşmaktadır. İdrardaki katı ve sıvı maddelerin arasındaki dengesizlik bunda başlıca faktördür. İdrarda taşı oluşturan belli başlı katı maddeler suda çözünmeyen bazı mineral tuzlarıdır (örneğin kalsiyum oksalat ve kalsiyum fosfat). Böbrek taşları belirti vermeden önce aylar yada yıllar içinde gelişim gösterebilir. 
Böbrek taşını oluşturan sebepler kesin olarak bilinmemektedir. Bazı araştırmacılar içilen suyun çok fazla sert (kalsiyum sulfat içeriği fazla) veya çok fazla yumuşak (sodyum karbonat içeriği fazla) olmasının etki edebileceğini söylemektedirler. Aşırı alkol tüketimi, gut hastalığı da aşırı taş oluşumuna sebep olabilir. Bazı araştırmacılar ise aşırı sıvı kaybına neden olan sıcak iklimlerde böbrek taşının daha sık rastlandığını, bir başka grup birtakım özel yiyeceklerin böbrek taşına neden olduğunu iddia etmektedir. 
Supersaturasyon teorisi: (aşırı doygunluğa bağlı kristalleşme teorisi) En yaygın teoridir. Vücudun susuz kalmasına bağlı olarak idrardaki sıvı oranı ile çözünen katı maddeler arasında dengesizlik oluştuğuna inanılır. Bu çözünmüş artık maddeler ile aşırı yüklenen idrar bir noktada doygunluğa uğrar ve bu noktadan sonra artık maddeler yavaş yavaş birikerek kristalizasyona ve taş oluşumuna sebep olur. Bu nedenle taş oluşumunu engellemek için çok miktarda su içilmesi önerilir. 
İnhibitörler: Normal idrar kristalleşmeyi engelleyen inhibitörleri içermektedir. Bir teoriye göre bazı kişilerde bu inhibitörler yeterli görevi yapamamakta, kristalleşmeyi ve dolayısıyla taş oluşumunu engelleyememektedir. 

KİMLERDE TAŞ OLUŞUR? 
Herkeste taş oluşabilir. Bununla birlikte bazı insanlarda taş oluşumuna doğuştan gelen ailesel yatkınlık mevcuttur. Taş genellikle 20-70 yaş arasındaki, ailesel yatkınlık taşıyan erkeklerde görülmektedir. Kadınlarda da taş oluşmaktadır. Bir kez taş düşürenlerde taş gelişme riski hiç düşürmeyenlere göre daha yüksektir. 
Taş oluşumunun önemli bir sebebi yeterince su içmemektir. Özellikle sıcak havalarda ve terlemeyle çok sıvı kaybedilen hallerde yeterince sıvı alınmaz ise risk artar. Bazı barsak hastalıklarında, bazı metabolik hastalıklarda ve sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu geçirenlerde risk artar. Kronik ishal ve kusma sıvı kaybına yol açtığından taşa yatkınlık oluşturur. Doğuştan yatkınlığı olan kişilerde bazı besinler taş oluşum riskini artırır. Ancak normal kişilerde bu besinlerin zararlı etkisi yoktur. Bununla birlikte şişmanlığın genel olarak riski artırdığı bilinmektedir. Yüksek hayvansal protein içeren besinlerin de riski artırdığı düşünülmektedir. 

Böbrek Taşları İçin Risk Faktörleri: 

Risk faktörü, bir hastalığa yakalanma ihtimalini arttıran durum olarak tanımlanabilir. 
Aşağıda sıralanan risk faktörleri olmadan da böbrek taşı hastalığı meydana gelebilir. Sıralanan risk faktörlerinden biri bulunduğunda, bunun getirdiği riski azaltmak için ne gibi tedbirler alınacağını öğrenmek için ilgili uzmana başvurulması gerekir. 

Kişi ve hayat tarzıyla ilgili faktörler

  • Yüksek doz kalsiyum ve D vitamini alımı
  • Uzun dönem hareketsiz kalma
  • Aşırı kilolu olma
  • Açlık, oruç tutmak

Tıbbi Durum

  • İdrar yolu enfeksiyonu
  • Böbrek taşı öyküsü
  • Gut hastalığı
  • Crohn hastalığı
  • Ülseratif kolit
  • Böbrek hastalığı
  • Yüksek kan basıncı
  • Aşırı aktif paratiroid bezi
  • Bazı kanser türleri
  • Yaş: 20- 40
  • Cinsiyet: Erkeklerde kalsiyum ve ürik asit taşı gelişimi ihtimali daha yüksektir. Bayanlarda strüvit taşı gelişimi ihtimali daha yüksektir.
  • Genetik Faktörler: Ailede böbrek taşı bulunan veya gut hastalığı olan bireylerin varlığı
  • Etnik Altyapı: Kafkas ırkları
  • İlaçlar:
  • Antiasitler
  • Bazı diüretikler
  • Bazı steroidler
  • Tiroid ilaçları
  • Bazı kemoterapi ilaçları

BELİRTİLER NELERDİR? 
Böbrek taşları çoğunlukla belirti vermez. Verdiklerinde ise genellikle ilk önce şiddetli ağrı ortaya çıkar. Ağrı belin yan taraflarında olup kasık ve alt batın bölgesine yayılabilir. 
Böbrek taşları zaman içinde yavaş yavaş oluşurlar. Zaman zaman küçük belirtiler verebilirler. Ancak belli bir boyut ve pozisyona ulaştığında ani olarak belirtiler ortaya çıkar. 
Henüz yeterince büyük olmayan ve böbrek fonksiyonlarına zarar vermemiş " sessiz" olan taşlar rutin röntgen incelemesi esnasında ortaya çıkabilir. Bazen bu sessiz taşlar böbrek fonksiyonunu bozana kadar fark edilemeyebilir ve böbrekte kalıcı hasarlar oluşabilir. 
Bazen sırt ağrısı, kas ağrısı sanılabilen küçük belirtiler verirler. Bu tür hastalarda sık sık idrar yolları enfeksiyonu gelişir. 
Ancak en klasik belirtisi taşın bulunduğu bölgede yaptığı irritasyona veya tıkanıklığa bağlı olarak oluşan ve renal kolik adını alan şiddetli ağrılardır. 
Renal kolikte ağrı aniden, genellikle gece veya sabaha karşı gelir. Akut apandisit veya barsak kökenli ağrılarla karışabilir. Ağrı belde, iki yanda veya mide bölgesi ve kasıkta başlayabilir. Erkeklerde testislere veya penise yayılabilir. Ağrı ile birlikte mide bulantısı, kusma, titreme, ateş görülebilir. Hasta huzursuzdur. Bir oturur, bir kalkar. Şiddetli idrar yapma isteği ve idrar yaparken yanma oluşur. 
Böbrek taşlarında görülen bir diğer klasik belirti ise hematüri olarak adlandırılan idrara kan hücrelerinin karışmasıdır. Bu kan hasta tarafından çıplak gözle görülebileceği gibi ancak mikroskopla görülebilecek tarzda az da olabilir. İdrar genellikle koyu renkli, bulanıktır ve bazen kokulu olabilir. 

BÖBREK TAŞLARI BÖBREĞE ZARAR VERİR Mİ? 
Kontrol altında tutulmaz ise taş böbreğe zarar verebilir. Taşın verdiği zararın derecesi taşın bulunduğu yere ve enfeksiyon olup olmamasına göre değişir. Bu durumu önlemek için mevcut taşın ortadan kaldırılması ve başka taşların oluşmasının engellenmesi gerekir. Taşların tanı tedavi ve takipleri için sağlık ocağı hekimi sizi üroloji uzmanına yönlendirebilir. 
7
NASIL TANI KONUR? 
Taşlar genellikle ağrı ve idrarda kanama yaptıklarında fark edilirler. Taş tanısı konduğunda taşın yeri, büyüklüğü ve yapısı ortaya konmaya çalışılır. Bu bilgi uygun tedavi seçimi için gereklidir. 
Size ailede taş olup olmadığı, daha önce taş düşürüp düşürmediğiniz sorulur. Geçmişte taş düşürmüş olmanız mevcut belirtilerin taşa bağlı gelişmiş olması ihtimalini artırır. Muayeneniz yapıldıktan sonra idrar ve kan testleri istenir. Bu testler böbreğinizin normal çalışıp çalışmadığı ve sizin yeterince su içip içmediğiniz konusunda bilgi verir. 
Taş idrar yollarının herhangi bir bölümüne oturmuş olabileceğinden bazı özel testler tanı için gereklidir. Bu amaçla ilaçlı böbrek filmi (IVP), ultrasonografi veya bilgisayarlı tomografi kullanılabilir. 
Ultrasonografi idrar yolları ve böbreği değerlendirmenin hızlı ve ağrısız bir yoludur. Ultrasonografi denizaltı tarayıcı sonarları ile aynı fizik prensiplere uyarak geliştirilmiştir. Taşa ve değişik dokulara çarparak yansıyan dalgaların farklı özellikte olması bunların ayrı ayrı görüntülenebilmesi olanağını sağlar. Genişlemiş olan böbrekteki ve idrar yolundaki taşın görüntülenmesi mümkün olur. 
Böbrek fonksiyonu ve ayrıntılı anatomik yapısı belirlenmek isteniyorsa ilaçlı böbrek filmi çekilmesi tercih edilebilir. Film çekilmeden önce damar yolundan özel bir ilaç verilir. Bu ilaç dolaşımdan böbreklere gelir ve buradan da idrar yollarına süzülür. Böbrek iç boşlukları, iç idrar yolları ve idrar kesesine dolan ilaç filmlerde bu yapıları beyaza boyar ve anatominin belirlenmesini sağlar. İlaç bazı kişilerde alerjik reaksiyona yol açabildiğinden doktor başka testleri tercih edebilir. 
Günümüzde en sık kullanılan tekniklerden bir diğeri de spiral bilgisayarlı tomografidir (BT). Bu teknikte istenen vücut bölgesinin radyolojik incelemesi ile elde edilen veriler, bilgisayar yardımıyla dikey veya yatay kesit anatomisi olarak görüntüye dönüştürülür. Görüntü kalitesi daha yüksek olduğundan diğer incelemelerde yakalanamayan küçük taşlar tespit edilebilir. 
Tedavi ve korunma taşa ile ilgili veriler belirleyici olduğundan size yapılan tüm testleri iyi muhafaza etmeniz gerekir. Taşları % 70-80'i 2 gün içinde kendiliğinden düşer. Bazılarının düşmesi 1-1,5 ayı bulabilir. Taşın analizi önemli olduğundan bir kaba idrar yapmanız ve taşı yakalayarak doktora getirmeniz önerilir. Bu amaçla ufak bir kırıntı dahi yeterli olabilir. 

BÖBREK TAŞLARI NASIL TEDAVİ EDİLİR? 
Taşların % 70-80'i kendiliğinden düşer; ancak bunun için günde en az 3-4 litre su içmek gerekir. Size ağrılarınız için ilaç verilir. Bunlar alındıktan sonra 30 dk. içinde ağrıyı geçirirler. 
Taş kendiliğinden düşemeyecek kadar büyükse, idrar yolunu tam tıkıyor ve enfeksiyona yol açıyorsa doktorunuz bazı tedavi yollarına başvurur. Bu gurup hastalar tüm taş hastalarının % 20-30'unu oluşturur. 
Eskiden tek tedavi, ağrılı ve nekahat süresi uzun bir işlem olan ameliyattı. Günümüzde düşürülemeyen taşların büyük çoğunluğu alternatif kapalı ameliyat teknikleri veya vücut dışı şok dalgası kullanılarak tedavi edilebilmektedir. 

TAŞ KIRMA ( ESWL )
89
Şok dalgaları; su ve yumuşak doku içinden minimal enerji kaybıyla ve çok az hasar yaparak geçerler, hedeflenen materyal üstünde mekanik etki yaparlar. Taşın önce genleşip sonra küçük parçalara ayrılmasına yol açar. ESWL pek çok hasta tarafından iyi tolere edilmesine karşın bazı yan etkilere yol açabilir. Bunlar arasında böbrekte kanama ve pıhtı oluşumu, pankreas enfeksiyonu, hipertansiyonun şiddetlenmesi, kalpte ritm bozuklukları, bilirübinde artma vs. görülebilir. Özellikle çocuklarda akciğer kanamalarına yol açabilir, mide ve duodenum ve kolon yaralanmasına neden olabilir.
2 cm. çap büyüklüğüne kadar olan taşlar ESWL ile tedavi edilir. ESWL ile taş kırma uygulaması ortalama 25-30 dakika sürüp genellikle 1000-3000 şok uygulanır. Taş büyüdükçe tatbik edilen şok dalgası sayısı da artar. Taş boyutu arttıkça ESWL nin başarısı düşer. Taşlar tam kırılamaz veya taş caddesi denilen ( kırılan parçalar üst üste dizilirler) tıkanmaya yol açan bir durum görülür.

TAŞIN CERRAHİ TEDAVİSİ
Başlıca cerrahi metodları;
• Pyelolitotomi (böbrek taşlarının pelvis renalisten alınması),
• Nefrolitotomi (böbrek taşlarının böbrek parankimi açılarak çıkartılması),
• Üreterolitotomi (üreterden taş alınması),
• Sistolitotomi (mesaneden taş çıkartılması)
• Perkütan nefrolitotomi ( böğür bölgesinden yaklaşık 1 cm lik bir kesi ile girilen bir alet ile böbrek taşı çıkarılır)
• Üreterorenoskopik litotripsi ( idrar yolundan sokulan endoskopik cihaz ile taş kırılır veya basket ile alınır)
• Laparoskopik taş cerrahisi
Pyelolitotomi (böbrek taşlarının pelvis renalisten alınması)
10Böbrek havuzcuğunda bulunan taşların çıkarılması için yapılan en klasik ameliyat şeklidir. Taşın bulunduğu taraf üste gelecek şekilde hasta yan yatırılarak ameliyata başlanır. Böğür bölgesine yaklaşık 7-8 cm. kesi yapılır (Bu kesi hastanın taşına, böbreğine ve vücut yapısına göre bazen daha büyük yapılabilir) Cilt, ciltaltı dokular, kas ve zar tabakaları kesilerek böbrek havuzuna ulaşılır ve havuz açılarak taş çıkarılır. Böbrek havuzundaki açıklık dikilir. Bir dren konulur ve kesilen kas ve zar tabakaları ile cilt dikilerek ameliyat sonlanır. Hasta birkaç gün içinde taburcu edilir.
Başarı oranı çok yüksek bir ameliyattır. Günümüzde ESWL tedavileri ile kapalı ameliyatlar nedeniyle yapılma oranları giderek azalmaktadır.
Nefrolitotomi (böbrek taşlarının böbrekten çıkartılması)
Böbrek kaliks yapısı içinde bulunan taşların çıkarılması için yapılan ameliyat şeklidir. Pyelolitomiden farkı böbreğin havuz kısmı değil, parankim denilen etli kısmı kesilerek taş çıkarılır. Çünkü taş havuzda değil böbreğin içindedir. Taşın bulunduğu taraf üste gelecek şekilde hasta yan yatırılarak ameliyata başlanır. Böğür bölgesine yaklaşık 7-8 cm.lik bir kesi yapılır (Bu kesi hastanın taşına, böbreğine ve vücut yapısına göre bazen daha büyük yapılabilir) Cilt, ciltaltı dokular, kas ve zar tabakaları kesilerek böbreğe ulaşılır ve böbrekte taşın bulunduğu kaliks açılarak taş çıkarılır. Böbrek parankimindeki açıklık dikilir. Bir dren konulur ve kesilen kas ve zar tabakaları ile cilt dikilerek ameliyat sonlanır. Hasta birkaç gün içinde taburcu edilir. Başarı oranı çok yüksek bir ameliyattır. Pyeloplasti ameliyatları gibi ESWL tedavileri ile kapalı ameliyatlar nedeniyle yapılma oranları giderek azalmaktadır.

Üreterolitotomi
Böbrek kanalında (üreter) bulunan taşların çıkarılması için yapılan ameliyat şeklidir. Açık veya kapalı olmak üzere iki şekilde yapılabilir. Açık ameliyatta taşın bulunduğu taraf üste gelecek şekilde hasta tam yan veya hafif yan yatırılarak ameliyata başlanır. Taş seviyesinde yaklaşık 6-7 cm.lik bir kesi yapılır (Bu kesi hastanın taşına, seviyesine ve vücut yapısına göre bazen daha büyük yapılabilir) Cilt, ciltaltı dokular, kas ve zar tabakaları kesilerek böbrek kanalına (üreter) ulaşılır ve kanal açılarak taş çıkarılır. Böbrek kanalındaki açıklık dikilir. Bir dren konulur ve kesilen kas ve zar tabakaları ile cilt dikilerek ameliyat sonlanır. Hasta birkaç gün içinde taburcu edilir.
Başarı oranı çok yüksek bir ameliyattır. Günümüzde ESWL tedavileri ile kapalı ameliyatlar nedeniyle yapılma oranları giderek azalmaktadır.

Üreterorenoskopik Litotripsi
11Ureteroronoskopi (URS) üreterdeki problemlerin tanı ve tedavisinde kullanılan optik bir cihazdır.
Cihaz idrar kanalından mesaneye, oradan da işlemin uygulanacağı üretere sokulur. Monitörden gözlem altına üreter gözlenir. İçinden kateter veya taş kırıcı prob geçirilerek işlem yapılır.
Pnomotik taş kırıcı hava yardımı ile taşları yüksek başarı oranları ile kırmaktadır. Kırılan parçalar taş toplama pensleri ile çekilerek çıkarılır.Gerek basket kateter kullanılarak taş dışarı alınmakta, gerekse pnomotik kırıcı ile taşlar kırılmaktadır.
Kapalı üreter taşı ameliyatında hasta jinekolojik pozisyonda yatırılır ve idrar kanalından sokulan ince bir optik cihazla mesaneye oradan da taşın bulunduğu üretere girilir. Taş görülür ve kırılır. Parçalanan taşlar dışarı alınır.

Sistolitotomi ve Endoskopik Sistolitotomi
Mesanede bulunan taşların çıkarılması için yapılan ameliyat şeklidir. Açık veya kapalı olmak üzere iki şekilde yapılabilir. Açık ameliyatta hasta sırtüstü yatırılarak ameliyata başlanır. Kasık bölgesine yaklaşık 7-8 cm.lik bir kesi yapılır (Bu kesi hastanın taşına, böbreğine ve vucut yapısına göre bazen daha büyük yapılabilir). Cilt, ciltaltı dokular, kas ve zar tabakaları kesilerek mesaneye ulaşılır ve mesane açılarak taş çıkarılır. Mesanedeki açıklık dikilir. Bir dren konulur ve kesilen kas ve zar tabakaları ile cilt dikilerek ameliyat sonlanır. Hasta birkaç gün içinde taburcu edilir. Başarı oranı çok yüksek bir ameliyattır.
Kapalı mesane taşı ameliyatında hasta jinekolojik pozisyonda yatırılır ve idrar kanalından sokulan ince bir optik cihazla mesaneye girilir. Taş görülür ve kırılır. Parçalanan taşlar dışarı alınır.
12
Perkütan Nefrolitotomi
Perkütan Nefrolitortipsi böbrekte bulunan taşların cerrahi olarak vücut dışına çıkarılması metodlarından biridir.
Açık ameliyattan tek farkı büyük bir kesi ile değil 1,5 cm.lik bir kesi ile bir optik cihazın böbreğe sokulması ile taş ameliyatının yapılmasıdır. Perkütan Nefrolitortipside taşın büyüklüğüne göre değişmekle birlikte başarı oranı da %75’ler civarındadır.

Laparoskopik Taş Cerrahisi
Son yıllarda üroloji pratiğine laparoskopik ameliyatlar girmiş ve giderek daha sık yapılmaktadır. Günümüzde birçok ürolojik ameliyat laparoskopik yöntemle yapılabilmektedir. Laparoskopik taş cerrahisinde taşın yapısı, büyüklüğü ve yeri önemlidir. Uygun vakalarda birkaç küçük kesi ile laparoskopik aletler içeri sokulmakta ve taş bulunduğu yerden alınabilmektedir.

BÖBREK TAŞINDAN KORUNMAK MÜMKÜN MÜ?
13Evet mümkün. Riskleri azaltmanın birkaç yolu var. İlk taş düşürmeden sonra çoğunlukla en az bir nüks görüldüğünden korunma önem taşımaktadır.
Kazanmanız gereken en önemli alışkanlık çok su içmektir. Bu çok idrar çıkarmayı sağlar ve idrardaki minerallerin kristalleşerek çökmesini önler. Aynı zamanda idrar yolu enfeksiyonundan korur.
Günde en az 10-12 su bardağı dolusu su içmek ve bunu gün içine eşit olarak dağıtmak gerekir. Örneğin uyanık kaldığınız sürece saat başı bir bardak su içmek idealdir. Sıvı, meyve suyu olarak alınabilirse de, alınan miktarın en az yarısını sade su oluşturmalıdır. Çay, kahve, kola bir-iki fincandan fazla içilmemelidir. Sıcak havalarda terleme durumuna göre, alınması önerilen sıvı miktarına ilave yapılmalıdır.
Yeterli sıvı alıp almadığınızın en önemli işareti idrar rengidir. Koyu renkli kokulu idrar çıkarıyorsanız az sıvı alıyorsunuz demektir. İdrar rengi su rengine yakın hafif sarı ve az kokulu olmalıdır.
Korunmada düşürdüğünüz taşın cinsi önem taşıdığından 24 saatlik idrar toplanması ve analiz edilmesi istenebilir.

TAŞ OLUŞUMUNU ENGELLEYEN İLAÇLAR VAR MIDIR?
14
Evet, bazı hastalarda faydalı sonuç veren ilaçlar mevcuttur. Bazı idrar söktürürcü ilaçlar (tiyazidler) idrarda kalsiyum itrahını azaltarak taş oluşumunu engellerler.
Diğer bazı ilaçlar idrarın asit derecesine etki yapar. Potasyum sitrat idrarda kalsiyum ve ürik asidin taş oluşturmasını engeller. İdrardan ürik asit itrahını azaltan allopürinol de taş riskine karşı kullanılan ilaçlardandır.
Sistin taşları için penisilamin ve tiopronin denen ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar hem sistit taşlarını engeller hem de oluşmuş taşları çözebilir.
İnfeksiyon taşlarında, uygun antibiyotik tedavi yapılır.
Hiperparatiroidizm sözkonusu ise paratiroidlerin cerrahi eksplorasyonu gibi nedene yönelik tedavi uygulanabilir.
Kalsiyum taşlarının medikal tedavisinde; düşük kalsiyum, düşük oksalat içeren diyet, bol sıvı alınması yanında tiazid grubu diüretikler önerilir.
İdrarda sitrat eksikliği sözkonusu ise sitrat oral yolla yerine konulabilir.
Doktorunuz durumunuza göre değişik ilaçlar verebilir. Hangi ilacı kullanırsanız kullanın bol su içmeniz gerekir.
Böbrek taşı ağrılı olmakla birlikte korunması ve tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Şikâyetleriniz ihmal etmeyip zamanında doktorunuza başvurmanız yeterlidir.